Yavuz Bülent Bakiler Vefaatı

Bu Günah Bizim

Türk edebiyatı büyük bir çınarını kaybetti. Yavuz Bülent Bâkiler, aramızdan ayrıldı. Ama arkasında bıraktığı şiirler, aslında hepimizin vicdanına kazınmış ağır bir miras olarak kalmaya devam edecek.

Bâkiler’in dizelerinde yalnızca estetik kaygı ve güzellik yoktu. Onun şiirleri, sokak aralarında yalvaran gözlerle bakan çocukların çığlığını taşırdı. Sivas Ulu Camii’nin avlusunda açılan küçük avuçlardan, Garipler Pazarı’nda “boş hamal” diye haykıran körpe dudaklara kadar… O çocukların sesi, onun kalemiyle bir milletin vicdanına ulaşırdı.

“Bu suç bizim suçumuz, bu günah bizim” diyerek, suçu başkalarına değil doğrudan bize yükledi. Çünkü yetimlerin, öksüzlerin, kimsesizlerin unutulması sadece yönetenlerin değil, toplumun tamamının ayıbıdır. Bâkiler’in şiiri, bize hatırlatır ki; mahkeme salonunda dizi dizi yargılanan çocukların suçlusu biziz.

Bugün onun ardından rahmet diliyoruz. Ama rahmet dilemekle yetinmek yeter mi? Onun bize bıraktığı miras, acıyı görmekle değil, dertlere derman olmakla taşınabilir. Şairin istediği, dizelerini okurken gözyaşı dökmemiz değil; bu ülkenin yoksul çocuklarının gözyaşını silmemizdi.

Mehmet Akif’in, Necip Fazıl’ın yolunda yürüyen bir şairdi Bâkiler. Milletine sevdalı, milletinin yaralarını kendi yüreğinde taşıyan bir adamdı. Bu yüzden vefatı, sadece bir edebiyat kaybı değil; aynı zamanda bir vicdan kaybıdır.

Bugün en doğru söz yine onun dizelerinde saklıdır:
“Affedin bizi…”

Ruhun şâd, mekanın cennet olsun Yavuz Bülent Bâkiler.

Şahin Doğan

Yorum bırakın